Ölü stok, belli bir süredir hiç satmayan ya da satış hızı stokunu eritmeye yetmeyen üründür; depo alanı işgal eder, nakit bağlar ve her geçen ay değerini biraz daha kaybeder. Çok kanallı satışta bu sorun sinsi ilerler: toplam ciro büyürken depodaki yığın da büyüyebilir, çünkü ciroyu birkaç hızlı ürün taşırken yüzlerce SKU hareketsiz durur. Bu yazıda atıl stokun nasıl tespit edileceğini, eritmeden önce hangi soruların sorulması gerektiğini, zarar sınırını aşmadan uygulanabilecek eritme yollarını ve adım adım bir eritme planını anlatıyoruz.
Hangi ürün gerçekten ölü stok?
"Satmıyor" hissi yanıltıcıdır. Bir ürünü atıl saymadan önce üç şeye bakın:
- Satış hızı. Ürünün günlük ya da haftalık ortalama satış adedi nedir? Sıfırsa karar kolay; düşük ama sıfır değilse asıl soru mevcut stokun bu hızla ne kadar sürede eriyeceğidir.
- Tükenme süresi. Mevcut stokun satış hızına bölümü. Bu süre makul bir ufku aşıyorsa ürün fiilen atıldır, ayda birkaç adet satıyor olsa bile. Bu hesabın nasıl kurulduğunu kritik stok ve tükenme süresi yazısında anlattık.
- Görünürlük. Ürün kaç kanalda listeli ve gerçekten yayında mı? Yayından kalkmış, kategorisi yanlış ya da hiç listelenmemiş bir ürün satmıyor değildir; görünmüyordur.
Üçüncü madde en sık atlanan maddedir. İndirime girmeden önce ürünün alıcının karşısına çıkıp çıkmadığını doğrulayın; çıkmıyorsa sorun fiyat değil, listeleme sorunudur.
Bir ayrım daha gerekir: mevsimlik stok ile ölü stok aynı şey değildir. Kışlık bir ürünün yaz ortasında hareketsiz kalması beklenen bir durumdur ve indirim gerektirmez; o ürün için doğru soru "satıyor mu" değil, "gelecek sezona girerken elimde ne kadar kalacak" sorusudur. Ölü stok ise kendi sezonunda bile hareket etmeyen üründür. Bu ikisini aynı listede tutarsanız, sezonu gelince satacak ürünü gereksiz yere indirime sokarsınız. Atıl listesini çıkarırken ürünün sezonunu da bir alan olarak yanına yazın.
Ölü stokun görünmeyen maliyeti
Atıl stokun maliyeti satın alma bedeliyle sınırlı değildir ve zamanla artar:
- Bağlanan nakit. Rafta bekleyen para, yeni ve hızlı satan ürünü alamamanız demektir; asıl kayıp burada.
- Depo alanı. Atıl kutuların işgal ettiği raf, hareketli ürünün toplama süresini uzatır. Çok depolu çalışıyorsanız bu maliyet katlanır; çok depo ve stok yönetimi yazısında bu tarafı ele aldık.
- Değer kaybı. Sezon geçtikçe, model yenilendikçe, ambalaj eskidikçe ürünün satılabilir fiyatı düşer. Bugün kabul etmediğiniz indirim, altı ay sonra mecbur kalacağınız indirimden küçüktür.
- Dikkat maliyeti. Atıl SKU'lar listeleri şişirir; ekip her raporda onların arasından hareketli ürünü ayıklamaya çalışır.
Eritme yolları
Fiyat düşürmek ilk değil, son hamledir; atıl stoku eritmenin ondan önce denenecek yolları var. Sırasıyla:
- Varyant ayıklama. Önce modelin tamamının mı, yoksa yalnız uç bedenlerin ve tutmayan bir rengin mi atıl olduğuna bakın. Çoğu zaman sorun bir avuç varyanttadır; bunu görmeden tüm modeli indirime sokmak gereksiz kâr kaybıdır.
- Kanal genişletme. Ürünü henüz listelenmediği uygun kanallara açın. Yeni bir alıcı kitlesi, indirimden daha ucuz bir çözümdür.
- İçerik düzeltme. Başlık, kategori ve özellik alanlarındaki eksikleri kapatın; ürün arama sonuçlarına girsin. Görsel ve açıklama ürünü gerçekten anlatıyor mu, ona da bakın.
- Kademeli indirim. Tek seferde dibe vurmak yerine fiyatı basamak basamak indirin ve her basamakta satış hızını ölçün. Ürün hangi fiyatta hareketleniyorsa orada durun.
- Paket ve set. Atıl ürünü hareketli bir ürünle birlikte anlamlı bir sette sunun.
- Kampanya dönemine saklama. Yoğun dönemde aynı indirim daha fazla alıcıya denk gelir; hazırlık tarafını kampanya dönemlerinde stok ve fiyat yönetimi yazısında topladık.
- Kanal dışı çıkış. Toptan satış ya da kurumsal alıcı, rafı bir kalemde boşaltır; birim fiyat düşüktür ama nakit hemen döner ve depo maliyeti biter. Bağış da bir seçenektir, ancak muhasebe ve vergi tarafı farklı işlediği için kararı mali müşavirinizle birlikte verin.
Bu yolları sırayla deneyin. En sık yapılan hata, ilk adımda doğrudan büyük indirime geçip hem kârı hem de ürünün fiyat algısını bir çırpıda harcamaktır.
Her adımın sonucunu ölçmek de en az sırayı korumak kadar önemlidir. Bir hamleyi yaptıktan sonra ürüne iki hafta süre tanıyın ve yalnız satış adedine bakmayın. Pazaryerlerinin çoğu kendi satıcı panelinde ürün bazında görüntülenme ve sepete eklenme verisi sunar; hangi kanalda hangi veriyi verdiği değiştiği için kanalın satıcı raporlarından kontrol edin. Okuması basittir: görüntülenme artmadıysa sorun hâlâ görünürlüktedir, görüntülenme var ama satış yoksa sorun fiyat ya da içeriktir. Bu ayrım, bir sonraki basamakta neyi değiştireceğinizi söyler.
Taban fiyat: nereye kadar inilir?
Eritme kararının teknik kalbi taban fiyattır. İndirim yaparken bakılacak sayı satış fiyatı değil, o satıştan elinize geçen nettir: komisyon, kargo, KDV ve varsa iade riski düşüldükten sonra kalan tutar. Bu hesabın bileşenlerini pazaryeri komisyon ve kesintileri nasıl hesaplanır yazısında ayrıntılandırdık.
Eritmede bu hesabın bir inceliği var: indirimli fiyat kargo ve komisyonu orantısız biçimde ağırlaştırır. Düşük fiyatlı bir üründe sabit kargo bedeli, satış fiyatının içinde çok daha büyük bir pay tutar; bu yüzden normal fiyatta kârlı görünen bir ürün, indirim basamaklarının altında hızla zarara geçebilir. Taban fiyatı hesaplarken kargoyu yüzde değil, tutar olarak yazın.
Taban fiyatı belirlerken iki sınır çizin: kâr sınırı ve zarar sınırı. Kâr sınırı, altına inince kazancın anlamsızlaştığı fiyattır; zarar sınırı ise nakdi kurtarmak için kabul ettiğiniz en düşük fiyattır. Eritme kampanyası bu iki sınır arasında yürür ve hiçbir koşulda zarar sınırının altına inmez. Bu kuralın sistemde nasıl kurulacağını taban fiyat kuralı ve zarar önleme yazısında anlattık.
Adım adım eritme planı
- Atıl aday listesini çıkarın: satış hızı düşük, tükenme süresi uzun SKU'lar.
- Listeyi bağladığı nakde göre sıralayın; en çok parayı bağlayan ürün en üstte olsun.
- Her ürün için taban fiyatı ve zarar sınırını hesaplayın.
- Önce ücretsiz hamleleri yapın: eksik kanalları açın, içerik ve kategori hatalarını düzeltin.
- İki hafta bekleyin ve hareketi ölçün; düzelen ürünleri listeden çıkarın.
- Kalanlarda kademeli indirimi başlatın, her basamakta satış hızını kaydedin.
- Hareketlenmeyen ürünleri paket, kampanya ya da kanal dışı çıkışa yönlendirin.
- Eritme bitince nedenini not edin: yanlış alım mı, yanlış fiyat mı, yanlış kanal mı? Bu not bir sonraki alımı düzeltir.
Son adım en değerlisidir. Ölü stok bir sonuçtur; kaydı tutulmazsa aynı hata bir sonraki sezon yeni ürünlerle tekrarlanır.
Bulutegra ile nasıl çalışır?
Bulutegra panelinde tek stok havuzu, kritik stok uyarısı ve tükenme süresi raporu birlikte çalışır; hangi ürünün eridiğini, hangisinin rafta beklediğini aynı ekrandan görürsünüz. Fiyat matrisi kanal × liste, satış ve taban fiyatı yan yana koyar, böylece kademeli indirimi kanal kanal ve taban fiyat sınırını aşmadan yürütebilirsiniz. Kârlılık sayfası KDV, iade riski ve komisyon modeliyle kanal başına katkıyı hesaplar; hangi kanalda eritmenin daha az acıttığını tahminle değil sayıyla seçersiniz. Ürünü yeni kanallara açarken kalite sekmesi eksik renk, başlık ve kategori bulgularını tek tuşla düzeltmenizi sağlar.
Atıl stokunuzun ne kadar nakit bağladığını tek ekrandan görmek istiyorsanız çözümlerimize göz atın ya da demo talebi bırakın.
Sık sorulan sorular
Bir ürün kaç ay satmazsa ölü stok sayılır?
Tek bir eşik yok; ürün grubuna göre değişir. Hızlı tüketilen bir üründe birkaç hafta hareketsizlik anlamlıdır, mevsimlik bir üründe aynı süre normaldir. Sağlıklı yol, eşiği kendi verinizden çıkarmaktır: benzer ürünlerin ortalama satış hızını bulun, o hızın belirgin biçimde altında kalan ve stoku erimeyen SKU'ları atıl listesine alın.
Ölü stoku zararına satmak mantıklı mı?
Çoğu zaman evet, çünkü asıl maliyet ürünün maliyeti değil, bağladığı nakit ve işgal ettiği depo alanıdır. Ama bunu gelişigüzel değil, taban fiyat kuralıyla yapın: her ürün için inilebilecek en düşük fiyatı komisyon, kargo ve KDV dahil hesaplayın ve sistemin o sınırın altına inmesine izin vermeyin.
Atıl stoku hangi kanalda eritmek daha kolay?
Kanalların alıcı profili ve fiyat hassasiyeti farklıdır; bir kanalda satmayan ürün başka kanalda hareket görebilir. Eritmeye başlamadan önce ürünün hangi kanallarda listelendiğine bakın, listelenmediği uygun kanallar varsa önce oraya açın. Fiyatı düşürmek, ürünü hiç görmeyen alıcıya ulaşmaktan daha pahalı bir çözümdür.


